Erkam

Image 01
Eser No: 50
Sayfa: 360
Baskı: 1. Baskı
Tarih: Şubat 2007
Takdim İçindekiler Fragmanlar
Erkam
"Hayat-Sayı-Matematik"

FRAGMANLAR

Kaba ve göstermelik bir şekilcilikle, sayı-matematik-geometriye, “bu mevzuya da el atmak lâzım!” diye değil de, kitablık çapta ortaya koyduğum meselelerin davet ettiği ve kendini empoze ettiği bir mesele olarak, gördüğünüz gibi el atmış bulunuyorum.
Usulümüz, bilgi vermekten çok, bilinenleri, daha doğrusu ilgililerce sayısız defalar işlenmiş olanları, uyarmak; eşya ve hâdiseye bakışta, onu günlük hayatın görülebilir bir zevki olarak işlemek. Durduğumuz yer de, Büyük Doğu-İBDA fikriyatının bakış açısı içinde ve işin fikir yönünden derinlik buudunu da göstermek üzere. (s.18-19)

Böylece matematik gibi “zamandışı” mevzular ve değişmeler dışındaki “değişmez değerler”le hakikatleri de bu yolla anlarken, mesele, “ben istemekte serbestim, ama istemeyi istemekte serbest miyim?” inceliğini kavrayarak, bu şuurun, –daha doğrusu şuurun bu yönünün– yeri ve değerini tayin etmekte.
“Parantez” kavramına dayanırsak, sayının zaman dışı niteliğini de, fenomenoloji usûlü hâlinde veriyor: Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna konulan işaret… Herşeyden tecrid olduktan sonra, insan zihninde kalan. (s.54-55)

Sayı ile ifâde edilen şeylerden bazısı “adem-yokluk”, bazısı da “vücud-varlık”tır. Zaman olur ki, bir şey his’te-duyu’da mevcut değildir, akılda mevcuttur. Şu hâle göre ister yokluk ve isterse varlık nev’inden olsun, “sayı” ve “sayılan şey” lâzımdır. Böyle olunca da, “vâhid-tek”in sayıyı inşâ etmesi gereklidir. Demek oluyor ki, SAYI VÂHİD’TEN MEYDANA GELİR. Her ne kadar, meselâ 9’dan aşağıya ve 10’dan yukarıya ve sonsuza doğru olan sayıların her bir mertebesi tek bir hakikat ise de, diğer mertebelerin toplamı ve bütünü değildir. Yâni her mertebe ayrı “vâhid”… (s.131-132)