Parakutâ'

Image 01
Eser No: 39
Sayfa: 280
Baskı: 1. Baskı
Tarih: Nisan 1997
Takdim İçindekiler Fragmanlar
Parakutâ'
"Para'nın Romanı"

TAKDİM

Eserin adı “Parakutâ’”... Alt başlığı, “Para’nın Romanı”... lk elde belirtmemiz gereken, para’nın “parça” anlamına, “kutâ’”nın da “düş yormak, rüyâ tâbir etmek” anlamına gelmesi... Hayatın bir yönü iktisadî ve onun da bir unsuru para... Anlaşılıyor ki, “Parakutâ’”, eserin muhtevasına uygun bir icadedilmiş kelime, bir isim; ve “iflâk” kelimesinin lûgatta, “şiir okurken fesâhat üzerine olmak” ve “kelime icadetme” mânâlarına gelişini belirtelim ki, bizzat bu icad keyfiyeti de, eserin yazılış vesileleri ve tedaîleri sırasında –göreceğiniz üzere- yerini alıyor... Paranın romanı!..

Paranın romanı... Bu eser, parayı, öz ilmine mahsus ve genel bilgi hâline gelmiş kalıp malûmatlarıyla anlatma yerine, kökü ilimde ve verimi ona dönen –dönmek isteyen- bir fikir ve sanat denemesidir; bir nevî “tesir ettiği cismin dışında bulunan” kuvvet ve sebeb keyfiyeti hâlinde, “hayata bakış ve hayat tarzı” davasını “para” vesilesiyle bir kere daha işaretlerken, dönüp aynı dava ile para meselesine bakmak... İçiçe bir iş... Ve bu cümleden olarak, mevzu ile alâkalı bahislere temas yanında, bunların tedaî ettiği renklere de yer vermek!..

“Yeni Dünya Düzeni” diye Amerika’nın patronluğundan başlayarak ülkeleri bir nevî siyasî ve iktisadî kast sistemi içinde sıralama ve meşru(!) yoldan hizada tutma tezgâhı malûm... Aşağı yukarı Türkiye’ye de uyan bir nisbetle, dünyadaki kaynakların yüzde 80’inin dünya nüfusunun yüzde 20’sini teşkil eden ülkeler tarafından tüketildiği de malûm... Yüzde 80’i teşkil eden ülkelerin yüzde 20 gibi olmayı hayâl etmeleri, işin tuhaf tarafı da herkes kendileri gib olmaya kalkınca, bizzat kendileri öyle olamayacak olanların, bu hayâli beslemesi de malûm... Maymunca taklidin, insanı taklid ettiği şeyin hakikatinden büsbütün uzaklaştırması da malûm... Bütün bu malûmlar çerçevesinde, kültür, siyasî yapı, iktisadî yapı vesaire gibi hususlarda Batı dünyasını örnek alanların hâli şu misâlde topludur: Üstüne bindiği beygiri kendi keyfi istikametine gitmesi için heveslendirmek üzere, bir sopanın ucuna iple asılı ot demetini onun önünde tutan adamın, ha eriştim ha erişeceğim hayâlindeki beygiri, bizzat onun muradı olarak koşturmak... Bir müslümanın muradı sözkonusu beygir gibi olamaz... Demek ki “Parakutâ’”, mevzuu çerçevesinde, “İslâma muhatab anlayış” davasına âit birtakım çizgileri hissettirmek emelindedir!..

Parayı, öz ilmine mahsus ve genel bilgi hâline gelmiş kalıp malûmatlarıyla anlatma bahsinde, iki eserden faydalandım: Birincisi, Profesör Feridun Ergin’in “Para Siyaseti” isimli eseri, diğeri de Profesör Sadun Aren’in “İstihdam, Para ve İktisadî Politika” isimli eseri... iktisat mevzuu ile alâkalı olanlar, âşina oldukları malûmata yukarıda izâh ettiğimiz bakış açısıyla baksınlar, bunu dışında kalan zümre de bu eser vesilesiyle mevzuun havasını koklasınlar... Dediğim gibi, bu eser, kökü ilimde ve verimi ona dönen –dönmek isteyen- bir fikir ve sanat denemesidir!..