Marifetname

Image 01
Eser No: 19
Sayfa: 350
Baskı: 2. Baskı
Tarih: Ocak 2007
Takdim İçindekiler Fragmanlar
Marifetname
Süzgeç ve Şekil

FRAGMANLAR

Dedi ki: (13)
— (Her an değişen bir çevre içinde tehlike çanlarını sadece duyurabilmek için bile çok daha keskin bir sese ihtiyacımız vardır. Bu derece ahenksiz ve akortsuz bir gürültünün hakim olduğu bir âlemde dinleyicinin yeni uyarıcılara karşı tamamen uyuşup, kendisini sığlıklardan selâmetle sıyırıp geçirebilecek dümen işaretlerini hiç duymaması tehlikesi çok büyüktür.) (s.253)

Dedi ki: (22)
— (Bugün hukukla vakıa, metinle ruh, mevzuatla tatbikat arasındaki fark gittikçe genişlemektedir; dünyada mevcut bir çok anayasa tamamen göstermeliktir ve tarif ettikleri rejimin memlekette olanla hiçbir alâkası yoktur... Anayasa âdeta mevcut rejimi gizleyen bir paravana vazifesi görür.) (s.255)

Dedi ki: (73)
— (Büyük hadiselerin büyük amillerle hazırlanıp meydana geldiği zannedilmesin; en küçük bir hadise büyük bir ihtilâle sebep olur ve hattâ bu ihtilâller öyle ani vukubulur ki, bunu yapanlar da şaşkınlığa düşerler.) (s.263)

Dedi ki: (126)
— (İtiraz etmek yeterli değildir. Neye itiraz edildiğinin bilinmesi, meseleler üzerinde durulması, gerekli değişiklikler teklif edilmesi gerekir.) (s.273)

Dedi ki: (142)
— (Uygulama alanında liberal ve marksist sistemdeki değişmeler, her iki sistemi doğuran yapılar arası uyuşmazlıkla açıklanabilir. Sistemler, iç çelişmelere ve ayrılıklara sahip olunca, karmaşık ve istikrarsız, değişken bir yapı doğmuştur. Her iki sistemin değişik sosyal şartlara uyma ve değişebilir unsurlara sahip olma nitelikleri zamanımızda anlamlı bir sonuç doğurmuştur: Kapitalizm de, kollektivizm de birbirlerine yaklaşmaktadırlar. İki uç birbirine değme yolundadır... Önemli olan, bu yaklaşımın varlığıdır; bir savaş çıksa bile, bu hadise artık vardır. Ve milletler arası münasebetler alanında büyük değişiklikler de doğurmaktadır. Sovyet komünizmi eskisi gibi ihtilâlci değildir; Batı demokrasilerinde de, komünist partiler bundan böyle proleterya diktatörlüğünden söz etmez olmuşlardır. Artık çatışmadan birleşik bir kaosa doğru bir gidiş görülüyor. O kadar ki, katılıklarını yitirmekte olan, bununla beraber yaşamaya çalışan bu iki sistem, klâsik mânâlarını yitirerek «genelleşen ekonomi»ye dönmektedirler. Günümüzün iktisatçılarını bu sonuca vardıran, herhalde kollektivizmle kapitalizm arasında buldukları ortak noktalardır ve paralel gelişmelerdir.) (s.277)