İbda Diyalektiği

Image 01
Eser No: 16
Sayfa: 247
Baskı: 4. Baskı
Tarih: Aralık 2004
Takdim İçindekiler Fragmanlar
İbda Diyalektiği
Kurtuluş Yolu

FRAGMANLAR

İBDA, mânâda muhataplarını ziyâfet sofrasına davet edici olduğuna göre, onların önüne, kabak takımına, tekerlemecilere ve parsanın döndüğü yana başını çevirenlere mahsus şekilde boş tabaklarla çıkamaz!.. Zaten bütün basamaklarda, ne olduğunu ve ne olmak istediğini bir nefs muhasebesi ve murakabesi olarak ortaya koymak ve kabına keyfiyet cevherini doldurmak, onu diğerlerinden ayıran bünye özelliğidir. Bu bizim mecburiyetimizdir!.. (s.23)

Bir şey yapmak kadar, o yapılmış üzerindeki hakkına sahip çıkmanın da sırasında "yapmak" olduğunu idrak eden İiBDA, yine Büyük Doğu'ya "nisbet tarzı"nın gereği olarak söyleyebilir ki, bir yandan yapmak ve öbür yandan öyle düşünüşünün "niçin"i üzerinde düşünmek bakımından, ikinci olmayan ve ikincisi de bulunmayan bir örnektir... Kıssadan hisse alına!.. (s.27)

İnsanlık tarihi boyunca, fert ve toplum olarak insanlık memuriyetine uygun oldukça veya olamadıkça ilerilik ve gerilik; ölçü bu... Buna göre, medeniyet ve kültürler arasında hakikatin hakikati açısından değer ölçüsü koyabilmenin ancak ahlâk, ahlâkın bağlı olduğu imân, imân ve ahlâkın hakikatini temsil eden "İslâm"la mümkün olabileceği ortada. Aksi takdirde her medeniyetin ayrı değer hükümleri ihtiva etmesinden hareketle, bunlar arasında bir derecelemeye gidilemeyeceği de açık; her insan ve kültürün değer ölçüsü kendine... Ve hakikatlerinin değeri, hakikatin hakikati hâlinde sadece İslâm'da. (s.79)

Anlamadığı mesele karşısında "kaynaktan yapmalıyız!" tekerlemesine sarılan şapşalın hâlini izâha hacet yok... Bir meselenin çözümünün İslâmî olup olmadığını satır aralarına serpiştirilmiş âyet ve hadîslerden ölçmeye kalkan şapşallar, evvelâ "bedahet-apaçık bilgi" davasını öğrensin... Bunun yanında, meselâ, "organ nakli" gibi bir mesele: Bu meselenin bir yanı, mümkün olup olmama şeklinde tıbbîdir, diğer yanı da kendini çözüm için "fıkıh"a arzedendir. (s.100)

Her inanılan şey zıddıyla ilişkili olduğuna göre, fikir KENDİ ZIDDINI DIŞARDA BIRAKMA hâdisesidir ki, mevzuundaki "esas"a giden yolun düzeni olarak diyalektik dışarıda bırakmanın da düzeni olur. Bu "düzen", yerine ve mevzuuna göre, "metod, usul, çizgi, biçim, şekil ve nizâm" ifâdesindedir. Burada şu kadarını söyleyelim ki, "diyalektik", fikir balının döküldüğü petektir. (164)