Müjdelerin Müjdesi

Image 01
Eser No: 11
Sayfa: 152
Baskı: 2. Baskı
Tarih: Temmuz 2004
Takdim İçindekiler Fragmanlar
Müjdelerin Müjdesi
Mim Mim'in Hikâyesi

FRAGMANLAR

Büyük bir istekle gitmişti balık avına. Öğleden akşamüstüne kadar kızgın güneşin altında, o kahrolası balıkları yakalamak için beklemişti. Ama yakalamak bir yana, hiç olmazsa avutmak için olsun onun ilkel oltasındaki yeme dokunmamışlardı bile. Denize pek yakın, eski bataklıktan arta kalan göl kıyısında, denizin dalgalarıyla kucaklaşanlara karşılık o, önünden sürüyle geçen suyun yüzüne hafifçe kafalarını çıkarıp oynaşan balıklarla vakit geçiriyordu. İki sene önce. Şu anmış gibi dün. Yarınmış gibi bugün. Ara. Boşluk. Zamandışılık duygusu.(s.81)

Amerikalı odun tipinin hayat tarzını, kopyanın kopyasının kopyası hâlinde deformasyon gülünçlüğü ile bezenmeye ve sergilemeye çalışırken bir de şu “nostalji”den dem vurma?.. “Anjin” hastalığının bulunduğu veya isminin konulduğu günlerde, bütün Avrupa ve Rus sosyetesi kokonalarının “anjin oldum!” modası ve bunun İstanbul’da “Tanzimat devrinden zuhur” Batı’ya adapte Şarklı sosyetesinden ses vermesi gibi bir şey. Yahya Kemâl’in Paris hatırasını hatırladı. Acı acı gülümsedi, acı acı mırıldandı:
— “Ağlaması gülmesi: Do, re, mi, fâ, sol, la, si…” (s.101)

Düşüş başlamaya görsün… İbrahim Paşa her ne kadar hırs sahibi ve iktidar tutkunu ise de, cinnet çapında böyle bir şeyi düşünmesi mümkün değildi… Fermanı olmadan Asya ve Avrupa topraklarında kuşun uçmadığı Cihan Padişahı, bunca nimet lûtfunu görmüş “Pargalı Esir”in böylesine bir hazırlığının olmayacağını düşünemedi ve belkide zamanlardır olup biten hâdiselerin feveranı ile bu bahaneye memnuniyetle sarıldı… Helva kazanı kaynamalıydı!.. (s.130)