İdeolocya ve İhtilâl

Image 01
Eser No: 3
Sayfa: 200
Baskı: 3. Baskı
Tarih: Mayıs 2008
Takdim İçindekiler Fragmanlar
İdeolocya ve İhtilâl
Kavganın İçinden

Fragmanlar

• "Mutlak Fikir" sistemini hayata geçirmekten bahsetmek insan ve toplum meselelerine ait konuların (tatbik konularının) "Mutlak Fikir"den hareketle çözümünü gerektirir. Tatbik konularının çözümü ise, "düşünce faaliyeti" ile sonuçlandırılmış bir "tatbik fikri"dir. Burada dikkat edilmesi gereken şudur ki; tatbik fikrini sistem çapında işleyen de aynı işi yapmaktadır ve kafalardaki karışıklık da bu noktanın anlaşılmamasından doğmaktadır. Yakından bakarsak; sistem çapında sonuçlandırma da, meselâ, "biz kaynaktan yapacağız" şeklindeki tek cümlelik sonuçlandırma da, tatbik edilmesi gerekene nispetle, tatbik şekline ait bir fikirdir; tatbik fikridir... Tatbik fikri olmadan tatbik olmaz.
Aralarındaki dağlar kadar farklı doğruluk ve haysiyet farkına gelince, bunu sistemin tanımından verebiliriz: Sistem, kendisini teşkil eden unsurlarıyla, tezatsız bir terkep "tüm" anlamındadır. Düşüncede kuruludur, ancak hayalî değildir. Tatbikle (pratikle) olan ilişkisine göre de, gerçekleştirilecek olan ve gerçekleştirilenin kendisiyle kontrol edileceği modeldir.
• Bu tanıma göre, toplumsal sistem içindeki unsurları belirten konular, onun alt sistemleridir. Ve bu alt sistemler. "Bütün"deki ipuçlarından hareket etmediklerinde, tek tek sistem belirtse bile (ki bugün İslâmda devlet, İslâmda hukuk, İslâmda siyaset, İslâmda iktisat vs. şeklindeki çıkışlar, konunun çözümü bir yana, o konunun çözülmesi gereken meselelerinin ne olduğundan bile habersiz) yanyana getirildiklerinde, bir toplumsal sistem kıvam ve terkibi meydana getirmezler. Terkip ve kıvamının ne olduğu bilinmeksizin unsurları rastgele karıştırmakla ekmek bile yapılmaz.
(Bu yüzdendir ki, Pakistan'da; İslâm'da devlet idaresi, İslâm'da ekonomi, İslâm'da siyaset vs. gibi, her biri bütün sisteme bağlı, sistem ifade eden görüşleri yanyana sisteme bağlı, sistem ifade eden görüşleri yanyana getirdikleri zaman, hepsi diğeriyle tezat teşkil ediyor ve sonuçta, iktidarı eline almış iyi niyetli Ziyaü'l-Hak, lâfta İslâmî Devleti, gerçek İslâm Devleti haline getiremiyor.)
• İnsan ve toplum meselelerini "Mutlak Fikre" ve unsurlararası tezada düşmeksizin, tüm (sistem) ahengiyle ortaya koymak sözkonusu olduğunda, bu tatbik edilmesi gereken (Mutlak Fikre) nisbetle, vasıta rolü oynar; gayelerine yol verici vasıta... Mesele, vasıtanın gerekli olup olmaması değil (aksi takdirde insanın düşünme faaliyetinin ne anlama geldiğinin ve mükellefiyetinin izahı kalmaz), vasıtanın, vasıtalık ettiği gayeye göre değerinin ne olduğudur... (s.43, 44, 45)