Anafor

"Kalemin Yaz Dediği"


unutulmuş bir duyarlıktı sabrımız
zamanın örttüğü eski bir yerde.

bir kerre sonsuz ve sonsuz kerre bir
pırıl pırıl cins şaire görüntü
o sihirli doğum sessiz gürültü
usûl birle başla ve birde bitir.

kendini seyretmek başka derinde
fışkıran bir filiz duyarlığımız.

kalemin yazdığı yolun kıvrımı.
(s.9)

detay

Ölüm Odası

b-yedi / Matla’ Beyitler


Her ilmin özüne mahsus intihasında tecelli eden marifet, ilm-i edeb denen söz ilimlerinin toplamı EDEBİYYAT lâfzından söz sanatlarına geldiğinde, bütün sanatların kendine has görünen şiirini unsurları mâlûm –vezin, kafiye, vesaire– olan sanat aslında bulur… ŞİR: Aslan. Süt. “Sütün Hadîsle yapılmış tâbiri, ilim”… Şİ’R: Anlama. İdrak. Şiir… ŞİRA’: Yelken. “Rüzgâr dolduran, yel tutan”… Şiir, şiir idrakinin bir buududur… ŞİR’A-Şeriat. Bir ırmak veya su kenarına inmek için açılan yol: 575: AŞERE-On sayısı. Onda bir. “Sıfır, zirve, bit, pire, sıçrama”… HADÎS: Allah’ın sır hazinesi, –Allah’ın kudret ve saltanatının tecelli ettiği– Arş’ın altındadır ve anahtarı şâirlere verilmiştir… Bu Hadîs yanında, yine: “Şiir vardır ki hikmettir, şiir vardır ki sihirdir, şiir vardır ki zehirdir, şiir vardır ki şifâdır!”… Hikmet, güzellik, yücelme ve şifâ; bunları Allah için isteyen… ŞİİR-(Üstadım: “Şiir Allah’ı arama sanatıdır”… Sanatta teşhis, tecrid için; ilimde tecrid teşhis içindir!): 570: SİSTEM-Hakikati, Şeriata bağlı vasıta sistem ve şiir idrakiyle örgüleştirilen… Bu eserde MATLA’ Beyitler, şiir ve şiir idraki bahsini besleme niyetiyle ele alınmıştır!..

detay

Ölüm Odası - B-Yedi

"Giriş"


“Hayat ve fikrin GAÎ hikmetini ÖLÜM bilmek bakımından bu esere 1993’te niyet ettim. Henüz ortada HIRKA-İ Tecrid isimli eserimin tasavvuru bile yok... Sonra, 1999 ertesi başlayan TELEGRAM işkencesi ve fikir çilesine eza katkısı; kitabın alt başlığı böyle ve ne olduğu ne idüğü de eserin içinde... Bugün, Bolu F-Tipi Cezaevi’nde, durumlarına göre NYMPHA veya Mousa adını verdiğim aynı işi görürlerin nezaretinde, onlarla didişirken bu esere başlıyorum ve “Ölüm Odası” isminin tevafukları bana, sonsuz imkânlar tedaî ediyor. Buradaki Telegramcılar’a NYMPHA ve Mousa isimlerini takmam, Kartal’a göre bir yenilik; ve fikir, sanat, teknoloji, siyaset derken, BERZAH hakikatine vurulacak topyekûn dünya hâlinde bir genişlikte, onlar da son derece zeki, ne kadar da salak, bu kadar hainlik ve vahşet olur mu, alaycı, alay edilen, beni ve bendekini dağıtan, sonra kendi zekiliği imiş gibi bana hatırlatan, aslolan niyeti, övünmek gibi olmasın ama, benim çoğu zaman onlardan bir adım ileri durumumdan dolayı değişen, neticede; Üstadım’ın “çözdük her müşkülü derlerse de ki, sonunda VAR OLMA müşkülü kaldı!” hakikatini en canhıraş şekilde gösteren tipler. Onlar, sanki sihirbazın önündeki sihirli küre de, ne derlerse ve yaparlarsa yapsınlar, ben onları bütün bir bünyenin ifşacısı sivilce olarak görüyorum, durumu onlarda seyrediyorum... Devam eden hayatım!” - 2012

detay